mtmz napmış

blog'a geri dön

1 yorum var - 24 Kasım 2007 18:16

efenim öncelikle şunu belirtmek isterim ki cehalet korkusuzluğun temel öğesidir. ki bundan bilmem kaç yıl eveline kadar denizanasının denizde nasıl bir yetkiye ve etkiye sahip olduğundan pek habersizdim. edirnede denizde yüzmekteydim "yada yüzmeye çalışmaktaydım" yanıma yaklaşan bir futbol topu büyüklüğündeki denizanasını tuttuğum gibi çıkardım sudan. biraderi çağırdım gel lan az deniz topu oynayalım dedim ilk tokatlayışımda parçalara ayrıldı top veya diğer adıyla denizanası. hevesimiz kursağımızda kaldı daha sonradan görmüş olduğum toplarlada hiç ilgi duymadım sonunun hüsran olduğunu bildiğim için. neyse 1 saat kadar sonra koca götlü 3 yaşlı bayan hemen yanımızda mevzilendiler ve denize intikal için hazırlandılar. evet nihayet denize girdiler, içlerinden birisi gerçekten güzel yüzüyordu belliki tecrübeliydi. ötekiler benden kötüydüler neyseki yaşları vardı eleştirmek istemedim kendilerini. içlerinden biri ansızın bir çığlık attı; yiuuğoooooğğğ. koşarak koca götlü koca karılar denizden çıktılar bir harbede bir telaş. sahil güvenlik tadında koşarak yanlarına vardım ve aynı tatla sordum; bir sorun mu var efendim?
-ayy çocuğum denizanası var.
eee efendim normaldir denizanası denizde olur.
-ama bunlar zehirli dokununca yakıyorlar.
peki efendim hemen hallediyorum.
dedim ve yerden kapmış olduğum bi tahta parçasıyla denize fırladım o denizanası senin bu denizanası benim nasıl parçaladım hepsini bir kaç dakika içinde anlamadım. anadolu çocuğuyuz ondan belkide. "tahta parçası kumsalda ne arıyo oda ayrı bi konu illerki biloğ yazılarımda bunada açıklık getireceğim" neyse efendim diyeceğim oki siz siz olun birşey yazıcam diye çayınızı soğutmayın sonra benim gibi şeker erisin diye 15 dk boyunca çayı karıştırmak zorunda kalırsınız. aysti olmuş lan bu.

adedi tami kesrin mahreciyle zarp, hasil-i zarptan kesrin suretini tahr.

benbilmembeyimbilir  14 Aralık 2007 14:35  
bu yazıya puanı basanlar: