mtmz napmış18 yorum var - 08 Nisan 2008 16:36ilk karşılaşmamıza teşbih edilirse bir kat daha büyüktü şimdi. burada iyi besleniyor diye düşündüm. çayımdan içiyor, bana rahatsızlık vermemek için tabağımın kenarından yemeğime eşlik ediyordu. dumanaltı olup, en az benim kadar çakırkeyif oluyordu. gerçi ben kullanmam sigara filan ama içeni eksik olmaz bu lanet yazanenin. illa bir içen bulunurdu. oysa güzel koksun diye oda spreyleri aldım üniversite öğrencisi satıcı genç ve güzel olan kızlardan. (evet sadece güzel olanlardan. derin nefes al şimdiki cümle uzun) biraz sallayıp spreyçık tuşuna bastığınızda (o tuşun adı nedir? hiç öğrenemedim) adeta gökten kar yağıyor gibi oluyor sonra yere yapışıyordu spreyçık tuşunun deliğinden çıkan sıvımsı madde ve leke yapıyordu üzerine basıldığı her yerde. (söylemiştim) böylesine olağan üstü bir şeyi 3 yeteleye almak inanılmaz bir şeydi. -evet inanılmazdı çünkü değilim aklımla barışık- çayım nerede lan. ha. evet. demin irfan abiyle muhabereleşmemiz gerek-ti. saçma sapan kol hareketleri yapıyor bir şeyler söylediği dudak hareketlerinden anlaşılıyordu. küfrettiği muhtemeldi. (amınakoduğum açsana şu pencereyi) suda boğulan bir insanı anımsatıyordu. koltuktan kalkmadan evvel çaydan son bir yudum almak için davrandım ama ayaklarım hareketlenmişti bile. -içgüdüsel hareketlerdi bunlar- pencereye doğru yürürken aynı zamanda çayımdan içmeye çalışıyordum. çay dudaklarımın kenarından yere dökülüyordu. pencereye vardığımda bardağı masanın üstündeki beyaz telefonun arkasına koydum. -evet orada unutmuşum- pencereyi açtım ve; efendim irfan abi. dedim. -ben gidiyorum metinim arabayı oraya kodum çekecek misiniz? bardağı alıp masama geri döndüm. çaydan bir yudum aldım. -mutlaka bir şeyler anlatmak istiyor olmalı. dedim. camda yaptığı hareketleri -aşağı yukarı sağa sola çapraz- incelemeye başladım. düzenli bir şekilde aynı hareketleri yineliyordu. önce E çiziyordu sonra N, A ve son olarak İ. evet. şüphesiz benimle iletişime geçmek istiyordu. küçük bir not kağıdı alıp harfleri olduğu gibi kağıda geçtim. E, N, A ve İ. enai. fazla yoruma gerek yoktu ve mesaj gayet açıktı. sabah işe gelirken aldığım takvim gazetesiyle birlikte verilen saklambaç ekini rulo gibi sarmaladım ve bütün samimiyetlimle çayımı, yemeğimi paylaşmış olduğum sineğe sert ve seri bir şekilde davrandım. gazetenin yaratmış olduğu rüzgardan savrulup kurtulmayı başarmıştı. ikinciye davranmama izin vermeden hızla kapıdan çıktı ve onu bir daha hiç görmedim. kulağıma hatıra enai ritminin vızzz vııızzz’ ı kalmıştı. hoşçakal küçük karasinekçik. abi biraz insanlarla takıl. her bir harfi bir sinek kadar olan koca bi bilog yazmışsın sineğe. repini hanene işliyor gözlerinden öpüyorum. plade 08 Nisan 2008 16:41birşey söylendiğinde muhakak yapacağım gibi tamam diyişim vardır ama yerimden dahi kıpırdamam. arabanın nerede olduğunu merak etmedim bile. irfan abi söylemişti. oradaydı. kaygılanacak birşey yok. mtmz 08 Nisan 2008 16:43pladecim duygusal ruh halimden olsa gerek artık nickini düzgün yazma kararı aldım. ellerinden öpüyorum repini kabul ediyorum. mtmz 08 Nisan 2008 16:44ama sinekler gerçekten çok terbiyesiz haşeratlar..hiç haz etmem kendilerinden..resmen makara yapıyolar insanla ibneler tantanaci 08 Nisan 2008 16:45öyleler abi. açık deyimle; insanla taşşak geçiyorlar. bir yerden okudum veya duydum sinekler çok inatçıylarmış biz onlara sille tokat daldıkça onlarda bize saldırıyorlarmış. mtmz 08 Nisan 2008 16:47kesinlikle post-modernizm izleri taşıyor olsa da esasında oldukça sosyal içerikli ve 19.YY ezgileri taşıyan bu yazıyı çok beğendim. Sineklerin insanlar üzerinde yarattığı etkiye bir örnek olması açısından da belgesel niteliği taşıyan bir yazı. zobercet dumbilyonu 08 Nisan 2008 16:47çok başarılı araba pençere vızıldayan sinlekler ve ülkemizdeki park sorunun ''aha oraya'' şeklindeki çözümü sağolasın rasputinn 09 Nisan 2008 13:26bu yazıya puanı basanlar:
|