4 yorum var - 16 Mart 2008 10:14
merhaba…
merhaba!
oturabilir miyim?
tabi, buyurun lütfen.
tanışacağıdımda.
kimsiniz?
kim miyim? kimim? yanıtı en zor olan bu soruyu henüz tanışma merasimimizin en başından soruyorsunuz. biz değil miyiz? yıllar süren arkadaşlıklarımızın ardından onları hiç tanıyamadığımızı söyleyen? daha kolay olan bir sorudan başlasanız? mesela siz kim misiniz? diye sorun bana. güleriz belki beraber. hayır, hayır sormayın. bu komik olmaz. nasıl olduğumu sorun. ama bunca keşmekeş iken zihnim… sormayın lütfen... ben sorayım size bir soru. kendime ve yaşantıma bu kadar kayıtsızken, bir başkasına fahiş kaydımın ne haklılığı olabilir? ya da susalım. evet, en iyisi. karşı ki manzaraya dalalım. herkes kendi hür iradesince; sen yalova semalarında seyir halindeyken, ben geçilmez çanakkaleyi hiç olmadık hayallerle geçip balıkkesire varayım. olabilecek şeyler kurgularsan eğer ne hayalliliği kalır hayalin. idealleştirmeyelim hayallerimizi. olmadık şeyler düşünelim nolur… ya da tutmayın ellerimi, dalmayalım bu zifiri hayallere. daha ileride geniş bir kaya aralığı biliyorum. dilerseniz orada sevişebiliriz zira sizi bir otele davet etmemi alınmanızdan çekinmekteyim. zaten paramda yok amınakoim. hey bayan! durun lütfen. üç posta garantisi verebilirim. lütfen gitme. kahpe bayan, lütfen. eeehhh defol git. vücudundaki 25gr lık organının içgüdüleriyle hareket eden bir canlıyla herhangi bir alışverişim zaten olmaz, olamaz. bayan lütfen. en azından bir kere yapsaydık. siktirgit.